Yusuf Gencer
Robot duruşu diye birşey var mıdır? Biz insanların birbirimizin üstüne çıkıp tepinmek için kullandığı beden dilinin robotlarda bir karşılığı var mıdır?
Herşey bir kenara elinizde arkadaş portföyünüzde hüzünlü bir robot olduğunu varsayın, yorucu geldi değil mi? Peki o robotcağızın yaşadığı duygusal metal yorgunluğu? Düşünmek bile istemeyiz o gıcırdayan, hüzünden paslanmaya yüz tutmuş yılgınlığı.
Bu bir gelecek tasviri değildir. Hüzüne mekanik bir giydirmedir. Paslı ve gıcırdayan…

Robot duruşu diye birşey var mıdır? Biz insanların birbirimizin üstüne çıkıp tepinmek için kullandığı beden dilinin robotlarda bir karşılığı var mıdır?

Herşey bir kenara elinizde arkadaş portföyünüzde hüzünlü bir robot olduğunu varsayın, yorucu geldi değil mi? Peki o robotcağızın yaşadığı duygusal metal yorgunluğu? Düşünmek bile istemeyiz o gıcırdayan, hüzünden paslanmaya yüz tutmuş yılgınlığı.

Bu bir gelecek tasviri değildir. Hüzüne mekanik bir giydirmedir. Paslı ve gıcırdayan…

Uzaylı devlet memurumuz gayet rutininde ve tıkırında. Çalıştığı Işımasız Partiküllerden Sorumlu Bölge Müdürlüğü’nde tanıştığı ve evlendiği eşi ile mutlu mesut yaşamakta ve başka bir gezegene tayinini beklemekte. Biliyorum biraz “Otostopçunun Galaksi Rehberi” ya da Türkleştirilmiş uzaylı mizah tipi gibi oldu.
Ama teknik olarak hepimiz uzaylı değil miyiz? Dünya denilen gezegenimizi bu sonsuz uzay bağrında taşımıyor mu? Taşıyor. Başka bir gezegende bir devlet dairesi ve onun işini bilmeyen memuru olamaz mı? Olur diyelim olsun.
Şimdi diyeceksiniz ki kılık kıyafet yönetmeliği yok mu? Var. Pazar plaj şortu ve Migros’un ucuzluk sepetlerinden alınmış plaj terliği.

Uzaylı devlet memurumuz gayet rutininde ve tıkırında. Çalıştığı Işımasız Partiküllerden Sorumlu Bölge Müdürlüğü’nde tanıştığı ve evlendiği eşi ile mutlu mesut yaşamakta ve başka bir gezegene tayinini beklemekte. Biliyorum biraz “Otostopçunun Galaksi Rehberi” ya da Türkleştirilmiş uzaylı mizah tipi gibi oldu.

Ama teknik olarak hepimiz uzaylı değil miyiz? Dünya denilen gezegenimizi bu sonsuz uzay bağrında taşımıyor mu? Taşıyor. Başka bir gezegende bir devlet dairesi ve onun işini bilmeyen memuru olamaz mı? Olur diyelim olsun.

Şimdi diyeceksiniz ki kılık kıyafet yönetmeliği yok mu? Var. Pazar plaj şortu ve Migros’un ucuzluk sepetlerinden alınmış plaj terliği.


Kimi ve neyi ne kadar sevdiğimizi göstermek için açtığımız kollarımız keşke birilerini sarsaydı demiş şair. Şaka yav, dememiş. Şimdi ben uydurdum. Neden uydurdum peki? Sizleri ve alayınızı çocukluğunuza götürmek için. Küçüklüğümüzde hatırlarsanız birilerini ne kadar çok sevdiğimizi ispat etmemiz, bunu kollarımızı iki yana açarak göstermemiz istenirdi. Tereddütsüz bu gösterme işini yerine getirirdik – tabi bir de erkekler olarak amcalara gösterdiğimiz, ispat amaçlı bir etkinlik daha vardı. Ancak konumuz o değil, talep dahi etmeyiniz.
Sevgi denen kovaladıkça kaçıp gelen, ortalıklarda hissetmemizi bekleyen ki en nihayetinde hepimizin varolma nedeni. İki kol hareketiyle göstermek ne kolay değil mi?
Hadi gösterelim mi?
Ne kadar seviyoruz?
Ahan da bu kadar…

Kimi ve neyi ne kadar sevdiğimizi göstermek için açtığımız kollarımız keşke birilerini sarsaydı demiş şair. Şaka yav, dememiş. Şimdi ben uydurdum. Neden uydurdum peki? Sizleri ve alayınızı çocukluğunuza götürmek için. Küçüklüğümüzde hatırlarsanız birilerini ne kadar çok sevdiğimizi ispat etmemiz, bunu kollarımızı iki yana açarak göstermemiz istenirdi. Tereddütsüz bu gösterme işini yerine getirirdik – tabi bir de erkekler olarak amcalara gösterdiğimiz, ispat amaçlı bir etkinlik daha vardı. Ancak konumuz o değil, talep dahi etmeyiniz.

Sevgi denen kovaladıkça kaçıp gelen, ortalıklarda hissetmemizi bekleyen ki en nihayetinde hepimizin varolma nedeni. İki kol hareketiyle göstermek ne kolay değil mi?

Hadi gösterelim mi?

Ne kadar seviyoruz?

Ahan da bu kadar…

Sizin işiniz de zor ama zevkli, ne zaman biter?
Bir kediden koalalık ya da bir koaladan kedilik beklemek mümkün müdür? Pek olmasa gerek. Hayatımıza sokuşturduğumuz sevgili kedilerimiz neyşınıl coğrafikte izlediği koalalı belgeselden etkilense ve kafası okalüptüsle dolsa, ne olurdu? Olabilir mi?
Kedilik beklenen yerden koalalık gelirse korkmayın ve hatta gıpraşmayın. Tırnaklı patileriyle bırakın üzerinize tırmansın, sigarasını yaksın ve düşünsün: “neyim la ben?”
Baktınız kafası hala karışık kafalı - patili, veryansın edin: “utanmaz, kişiliksiz kedi. Üzerime tırmanmış bir de sigara içiyor. De get, yıkıl karşımdan, eşşek kadar kedi olmuşsun hala arayışlar, hala… la bak kıracam gafanı..”
Efendim sakin olun değmez bu patili hayvanlara. Hem bunlar belgesel izlemezler, sigara da içmezler. O gerçekten koala olmasın?
Şaka şaka…
Evet efendim, hafif “alacakaranlık kuşağı” tadında giriş yapayım dedim. Korkmadınız umarım? Çünkü zengin girişi yaptım sanırım. Eee o zaman zengin zengin devam edelim, en doğaçlamalısından. :)

Bir kediden koalalık ya da bir koaladan kedilik beklemek mümkün müdür? Pek olmasa gerek. Hayatımıza sokuşturduğumuz sevgili kedilerimiz neyşınıl coğrafikte izlediği koalalı belgeselden etkilense ve kafası okalüptüsle dolsa, ne olurdu? Olabilir mi?

Kedilik beklenen yerden koalalık gelirse korkmayın ve hatta gıpraşmayın. Tırnaklı patileriyle bırakın üzerinize tırmansın, sigarasını yaksın ve düşünsün: “neyim la ben?”

Baktınız kafası hala karışık kafalı - patili, veryansın edin: “utanmaz, kişiliksiz kedi. Üzerime tırmanmış bir de sigara içiyor. De get, yıkıl karşımdan, eşşek kadar kedi olmuşsun hala arayışlar, hala… la bak kıracam gafanı..”

Efendim sakin olun değmez bu patili hayvanlara. Hem bunlar belgesel izlemezler, sigara da içmezler. O gerçekten koala olmasın?

Şaka şaka…

Evet efendim, hafif “alacakaranlık kuşağı” tadında giriş yapayım dedim. Korkmadınız umarım? Çünkü zengin girişi yaptım sanırım. Eee o zaman zengin zengin devam edelim, en doğaçlamalısından. :)